Kültür Sanat

Müzisyenler ‘Dur’ dedi! Müzik dinlemek pahalanıyor mu? ‘Ucuz olan müzik değil…’

Artık hepimiz diziler, filmler ve belgeseller izlediğimiz platformlara gelen zamlara alıştık. Hatta söz konusu platformlara yapılan zamlar, gündem de oluyor. Ancak müzik dinlediğimiz uygulamalarda durum biraz daha farklı… En basitinden..

Müzisyenler ‘Dur’ dedi! Müzik dinlemek pahalanıyor mu? ‘Ucuz olan müzik değil…’

Artık hepimiz diziler, filmler ve belgeseller izlediğimiz platformlara gelen zamlara alıştık. Hatta söz konusu platformlara yapılan zamlar, gündem de oluyor. Ancak müzik dinlediğimiz uygulamalarda durum biraz daha farklı… En basitinden video platformlarında karşılaştığımız içerik farklılıklarına müzik platformlarında neredeyse hiç rastlanmıyor. Hal böyleyken tahminler, müzik dinlediğimiz platformların farklılık yaratmak için adımlar atabileceği yönünde.

Örneğin Spotify’ın daha yüksek kaliteli (Hi-Fi) dinleme deneyimi sunan bir üyelik planı düşündüğü kulislerde konuşuluyor. Aynı zamanda platformlar, enflasyon dünyasında sanatçıların da taleplerini belli oranda karşılayabilmek açısından bir şekilde gelirini artırmak istiyor. Ortaya çıkan bu durumun fiyatlara etki etmesi beklenmekte. Peki müzik dinleme deneyimini keskin bir şekilde değiştiren platformlar, sektörü nasıl evirdi?

“Çevrimiçi dinleme pratiklerinin kullanıcı ve sektör açısından eleştirel analizi: Spotify örneği” başlıklı doktora tezinin yazarı Dr. Öğr. Üyesi Serkan Karatay, “Spotify’ın telif hakları için ödediği ücretlerden aslan payını müzik şirketlerinin aldığı biliniyor. Sanatçılara ise ne kadar dinlendiğine bağlı olarak bir ödeme yapılıyor genellikle. Söz konusu ödemeler elbette ki düşük” diyor.

‘UCUZ OLAN MÜZİK DEĞİL…’

Bunun yanında müziğe erişimin geçmişe göre daha kolay olduğu ise aşikar. Peki bu gerçekten yola çıkarak içinde bulunduğumuz dönemde müzik dinlemenin ucuz olduğunu söylemek mümkün mü?

Müzisyenler 'Dur' dedi! Müzik dinlemek pahalanıyor mu? 'Ucuz olan müzik değil...' - Resim : 1

“Müzik endüstrisinde web 2.0 ve dijital emek: Spotify örneği” başlıklı bir doktora tezi kaleme alan Arş. Gör. Orçun Kasap, “Ucuz olanın müzik değil, sanatçıların aldığı karşılık olduğu söylenebilir” diyor ve yaşanan değişimi özetliyor:

“Korsan, endüstri için büyük bir tehditti. iTunes ve daha sonra çok daha başarılı bir şekilde Spotify sayesinde bu alandan yasal piyasaya geri dönüş sağlandı… Aklımızda bulundurmamız gereken şey; müzik eserleriyle aramızdaki bağlantının geçmişe göre farklılık göstermiş olması. Artık müzik eserlerine sahip olmuyoruz, sadece onlara erişim için bir meblağ ödüyor ve platformların sınırlarında erişim hakkına sahip oluyoruz.

Basılan bir kopya albümün bir kez satılabildiğini ancak dijital ortamdaki müziğin “tüketildikçe miktarı azalmayan” bir ürüne dönüştüğünü hatırlatan Kasap da hem Spotify’ın hem de sanatçıların bağlı oldukları firmaların, bu devrim niteliğindeki sürekli gelir yapısından avantajlı çıktığını aktarıyor.

‘DİNLEYİCİ İÇİN MÜZİĞE ERİŞİM OLDUKÇA UCUZ’

İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı Müzik Teknolojisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Can Karadoğan ise “Müzik üretiminin demokratikleştirildiği bir çağdayız. Herkes evinde bir bilgisayarla albümünü üretip yayınlamakta özgür. Dinleyici için müziğe erişim ise oldukça ucuz. Hele YouTube bedava bir hizmet sunuyor… Ama sanatçı için durum farklı. Ana akımda iddianız varsa bütün büyük platformlarda bulunmanız gerekiyor” ifadelerini kullanıyor.

Bu durumun sektör üzerinde bir etkisi olması lazım. Kasap, sürecin bir sonucu olarak David Crosby, Neil Young, Bob Dylan, Mark Ronson ve Shakira örneklerinde olduğu gibi sanatçıların şarkı kataloglarını sattığını hatırlatıyor. “Stream platformlarının ve kayıt şirketlerinin gün geçtikçe daha güçlendiği bir durum görülmekte” şeklinde konuşan Kasap bir sanatçı ve şarkı enflasyonu olduğunu da vurguluyor ve “Daha önce hiç görmediğimiz bir seviyede müzisyen ve eser bolluğu yaşamaktayız. Spotify günlük 60 bin yeni şarkıyı platformuna eklediğini açıklamıştı” diye konuşuyor.

POPÜLER, RİSKSİZ VE BİLİNDİK İŞLER…

“Bu konuda temel bir ayrıma gitmek lazım” diyen Karatay ise amatör isimlerle, dev yıldızlar arasındaki farka dikkat çekiyor ve piyasada yer edinmek isteyen yeni müzisyenlerin, popüler ve bilindik tarzda işlere yöneldiği tespitinde bulunuyor. Hem Karatay hem de Kasap bunun sektörü tekdüze eserlere ittiğini ve niteliğin ikinci plana atılma riskini beraberinde getirdiğini ifade ediyor. Karatay bununla birlikte platformlarla müzikte korsanın asgari seviyeye inmesine dikkat çekiyor ve “Bu olumlu gelişme yasakla değil, dinleyicilere daha kolay, daha konforlu bir erişim olanağı ile sağlandı” diyor.

Karatay bu sayede yapım şirketlerinin ayakta kalabildiğini söylerken Kasap ise “Pastada paylar kesinlikle devler için artmakta; müziğin asıl kaynağı olanlar için değil” ifadelerini kullanıyor. Karadoğan ise “Sektör her zaman olduğu gibi canlı müzik etrafında dönüyor” diye konuşuyor.

metin.aktasoglu@haberglobal.com.tr 

Ek kaynaklar: The Verge, Pitchfork, Spotify, 9to5Mac

Kaynak: Web Özel

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL