Dünya

Fransa-Almanya ilişkileri neden çok hassas? Olay iki liderde bitiyor…

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Şansölyesi Olaf Scholz, iki eski düşmanı uzlaştıran, Avrupa entegrasyonunun temellerini atan ve her yıl 22 Ocak’ta Fransız-Alman Günü olarak kutlanan Elysee Antlaşması’nın 60. yıldönümü..

Fransa-Almanya ilişkileri neden çok hassas? Olay iki liderde bitiyor…

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Şansölyesi Olaf Scholz, iki eski düşmanı uzlaştıran, Avrupa entegrasyonunun temellerini atan ve her yıl 22 Ocak’ta Fransız-Alman Günü olarak kutlanan Elysee Antlaşması’nın 60. yıldönümü için Paris’te bir araya gelirken sendeleyen ilişkilerine yeni bir soluk da getirmeye çalışacak.

Ren Nehri’nin iki yakasından yüzlerce milletvekili Fransız ve Alman kabinelerinin Elysee Sarayı’ndaki ortak oturumundan önce Sorbonne’da Macron ve Scholz’un konuşmalarını dinleyecek.

KUTLAMA HAVASI ESSE DE…

İki lider ilişkiler zor bir dönemden geçse de güzel sözler sarfedecek, ortamda doğal olarak bir kutlama havası esecek. Ancak söz konusu ortak kabine oturumunun Macron’un Berlin’in izlediği politikalardan şikayetçi olmasıyla ekim ayından bugüne ertelenmiş olması gerçeği de ortada duruyor.

Fransa-Almanya ilişkileri neden çok hassas? Olay iki liderde bitiyor... - Resim : 1
Soldan sağa: Fransa Ulusal Meclisi Başkanı Yael Braun-Pivet, Scholz, Macron ve Alman Federal Meclisi Başkanı Barbel Bas, Sorbonne Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen Elysee Antlaşması 60. Yıldönümü Seremonisi’nde buluştu. Fotoğraf: Reuters

Avrupa Reform Merkezi Direktörü ve EDAM Danışma Kurulu Üyesi Charles Grant, ilişkilerin 1998’de yeni seçilen Gerhard Schröder’in ilk ziyaretini Jacques Chirac ile görüşmek için Paris’e değil de Tony Blair’le bir araya gelmek için Londra’ya gerçekleştirdiği günler kadar kötü olmadığının altını çiziyor. Grant’a göre mevcut sorunun bir kısmı kuşkusuz kişisel:

“Görebildiğim kadarıyla Scholz ve Macron’un çok az ortak noktası var. Scholz çok asık suratlı, çok sağlam, çok konuşmayı sevmeyen gösterişsiz biri. Macron ise enerji dolu, ‘geveze’, gerçekten fikirlerle dolu ve hem Avrupa zirvelerinin teatralliği ile hem de genel olarak siyasetle çok ilgili. Hiç anlaşamadıkları da açık.”

Hatırlanacağı üzere geleneklere uygun olarak, Almanya’nın yeni şansölyesi Olaf Scholz, ilk yurt dışı ziyaretini Fransa’ya gerçekleştirmiş, ikili işbirliği çağrısı yapmıştı. Ancak o günlerde bile özellikle “AB’nin liderliği” noktasında ikili arasında yaşanabilecek muhtemel bir çekişmeden söz edilmekteydi. 10 Aralık 2021 tarihinde haberglobal.com.tr’de yayınlanan özel haberde görüşlerini bildiren Emekli Paris Büyükelçisi Uluç Özülker şunları söylüyordu:

“Fransa’nın bütün derdi ‘Almanya kaçıp giderse ben yakalayamam ve dolayısıyla bu bana zarar verir’ düşüncesi… Bu zararı görmemek için de Almanya’yı hem kontrol etmek hem de aynı zamanda onunla yakın durmak esastır. Ama Fransa’nın ne yaptığı Almanya’nın pek umurunda değil.”

2002-2005 yılları arasında Paris Büyükelçiliği görevini yürüten Emekli Diplomat Özülker’in söz konusu görüşü bildirdiği dönemde henüz ufukta bir Rusya-Ukrayna Savaşı görünmüyordu.

Şimdilerde ise Paris ve Berlin arasında özellikle güvenlik ve enerji politikaları konusunda birçok anlaşmazlık yaşanmakta. Geçen yıl şubat ayında Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, her ikisi de Vladimir Putin’le çalışmanın bir yolunu bulabileceği fikrine çok uzun süre sahip olmuş iki ülkeyi de yeniden düşünmeye zorladı.

Fransa-Almanya ilişkileri neden çok hassas? Olay iki liderde bitiyor... - Resim : 3
Soldan sağa: Dönemin İtalya Başbakanı Mario Draghi, Almanya Şansölyesi Olaf Scholz, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Romanya Devlet Başkanı Klaus Iohannis, 16 Haziran 2022’de Kiev’de bir araya gelmişti. Fotoğraf: Reuters

Paris ve Berlin kağıt üzerinde savaşın başından beri Ukrayna’nın arkasında yer almakta. Scholz ise son zamanlarda Ukrayna’nın çok ihtiyaç duyduğu Leopard 2 ağır muharebe tanklarını tedarik etme konusunda baskılara rağmen oldukça isteksiz bir görüntü çiziyor. Almanya, aynı zamanda Polonya gibi diğer müttefiklerinin kendi Leopard 2 stoklarını göndermelerinin de önüne geçiyor.

ALMANYA TEK KALMAK İSTEMİYOR

Şansölye, ihtilafın tırmanması olarak gördüğü bu duruma tek başına gitme konusunda isteksiz. Zira Birleşik Krallık, Challenger 2 tanklarından sınırlı sayıda gönderirken ABD, Ukrayna’ya Abram tanklarından göndermeyi reddetti. Macron ise bu noktada Almanya’yı eleştirmekten kaçınıyor. Çünkü Ukrayna’ya zırhlı tekerlekli AMX-10 RC gönderen Fransa da Leopard 2’ye eşdeğer Leclerc tanklarından yollamadı.

İki ülke diğer savunma konularında ise birbirinden çok uzak. İki ülke Avrupa’yı “füzelerden koruyacak bir kalkan” geliştirme noktasında rakip. Öte yandan Macron’un dile getirdiği egemen ve daha bağımsız Avrupa göndermeleri de Scholz cephesinde yanıtsız kalıyor. ABD merkezli Alman Marshall Fonu’nun Paris Direktörü Martin Quencez bu “kimya eksikliğinin” altında temel bir problemin yattığını söylüyor:

“Scholz’un iktidardaki üç partili koalisyonu, Fransa’ya ve onun çıkarlarına karşı bariz bir biçimde kayıtsız. Paris’te, Fransız-Alman ilişkisinin Alman siyasi sisteminde giderek ikincil hale geldiğine dair bir his var.”

İki ülke de enerji politikası konusunda bölünmüş durumda: Fransa nükleer enerjiye olan inancını sürdürürken, Almanya bunu neredeyse aşamalı olarak sonlandırdı. Ancak buna rağmen bu yıl verilecek mesajın gençlere yönelik olacağı ve iki ülke vatandaşları arasındaki bağların güçlendirilmesine vurgu yapılacağı düşünülüyor.

İkili ayrıca verdikleri ortak mesajda güçlü ve daha bağımsız bir AB vurgusu da yaptı. Yakın dönemde Scholz ve Macron’un çizecekleri görüntünün, bölge ve dünya siyaseti için epey belirleyici olması bekleniyor.

Kaynaklar: The Times, Le Monde, Welt, haberglobal.com.tr

Kaynak: Web Özel

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL