Yaşam

‘Bu kadarına gerek var mıydı şimdi?’ | Dost sohbetlerinde gelen o pişmanlık…

Yaş ilerledikçe bazı buluşmalar ve dost sohbetleri kimimiz için sınava dönüşebiliyor. Pek çoğumuzun arkadaşlarla yenilen bir yemekten dönerken ya da ertesi gün işlerle meşgul olurken “Neden onu söyledim ki?” anı..

‘Bu kadarına gerek var mıydı şimdi?’ | Dost sohbetlerinde gelen o pişmanlık…

Yaş ilerledikçe bazı buluşmalar ve dost sohbetleri kimimiz için sınava dönüşebiliyor. Pek çoğumuzun arkadaşlarla yenilen bir yemekten dönerken ya da ertesi gün işlerle meşgul olurken “Neden onu söyledim ki?” anı olmuştur.

Arkadaşlarımızla ya da yeni tanıştığımız kişilerle bazen özel yaşantımıza dair detayları hiç gereği yokken paylaştığımız oluyor. Bu duruma, yani kişinin sohbet esnasında özel yaşantısına dair uygun olandan fazla bilgi ve detay vermesine aşırı paylaşım (over-sharing) deniyor. Over-sharing hangi yaştan ya da cinsiyetten olursak olalım başımıza gelebiliyor ve sonrasında bazen içimizde kafamızı duvarlara vurmak isteyebilecek kadar huzursuzluk yaratabiliyor. Uzmanlar ise insanın içini dökme ihtiyacına işaret ediyor…

‘SINIRI BİRAZ AŞTIM MI ACABA?’

31 yaşındaki Orçun K., ara sıra sohbetlerde özel yaşantısına dair detaylar anlattığını belirterek, hemen ardından kendine “Böyle bir detaya gerek var mıydı gerçekten?” diye sorduğunu söylüyor. “Çok ağır bir pişmanlık yaşamıyorum” diyen Orçun K., içinde yalnızca o bilginin kendisinde kalması gerekiyormuş yönünde bir hissiyat oluştuğunu ve sonrasında “Sınırı biraz aştım mı acaba?” gibi bir düşünce doğduğunu aktarıyor.

Orçun K., “Özel hayatımı arkadaşlarımla paylaşırım ama bazen detaylar konusunda bir filtremin olması gerektiğini fark ediyorum” diyor.

51 yaşındaki Çiğdem Seylan Dost ise, “Karşı tarafın samimiyetinden çok mu eminim de bu kadar açık verdim diye düşünüyorum ya da onun söylediği bir şey beni rahatsız ediyor” ifadesine yer veriyor. Böyle sohbetlerden sonra anlık bir pişmanlık yaşadığını vurgulayan Dost, “Çok samimi olmadığım biriyse koz vermişim gibi hissediyorum, ‘Bunu kullanır mı?’ diye düşünüyorum. Güvensizlik belki de” şeklinde konuşuyor.

27 yaşındaki Müzeyyen Bay da böyle anlardan sonra büyük pişmanlık duymadığını ama gün içinde “Keşke söylemeseydim” diye içinden geçirdiğini anlatıyor. Bu tür detayları anlattığında karşısındakini bunalttığını düşündüğünü kaydeden Bay, “’Benim hakkımda ne düşünecek, gerek var mıydı’ diyorum” diyor.

Uzman Psikolog Özge Öztaşçı, paylaşmanın insani bir ihtiyaç olduğuna dikkat çekiyor fakat kendi ruh sağlığımız ve sosyal konumumuz için bazı sınırlar çekmemiz gerektiğini de dile getiriyor:

“Yakın çevremizle çok daha özel meseleleri konuşmamız normal ama pek tanımadığımız insanlara özel hayatımız hakkında bilgi vermek pek sağlıklı bir durum değil. Hiç tanımadığımız insanlara zayıf noktalarımızı öğrenme gücü verebiliyoruz.”

O DETAYI NEDEN VERİYORUZ?

Orçun K., ara ara neden bu detayları anlattığını düşündüğüne dikkat çekiyor. “Özellikle biriyle yeni tanıştıysam, o kişiyle bir an yakın hissediyorum” diyen Orçun K. yaklaşık son bir senedir otokontrol yapmayı denediğini anlatıyor. Çabasını “Örneğin özel hayat ya da maddiyatla ilgili bir sohbette birkaç cümle öncesinden sezip, kafamın içinde bir ses duyuyorum ve ona göre davranıyorum” cümleleriyle anlatıyor. 

Çiğdem Seylan Dost’un ise böylesi detayları niye anlattığına dair düşüncesi oldukça net. Dost, “Psikoloğa gidemediğim için olduğunu düşünüyorum” diyor. Önceki iş yerinin psikolojik desteği karşıladığına işaret eden Dost, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Bir çeşit içini dökme ihtiyacı belki de. Üzülmesinler diye ailene anlatamadığın şeyler oluyor, başkasına anlatınca da pişmanlık duyuyorsun.”

‘YÜKÜME ORTAK OLSUN…’

Müzeyyen Bay ise, “Paylaşıp içimden atmak veya o kişi yüküme ortak olsun istiyor olabilirim” değerlendirmesini yapıyor. Bazen de metroda ya da durakta beklerken teyzelerle ve amcalarla özel hayatına dair detayları paylaştığının altını çizen Bay, “Bizim büyüklerimiz de tavsiye vermeyi seviyor, öyle anlarda ben de bülbül gibi dökülüyorum” diyor ve ekliyor: “Bir de bu kişiyi bir daha görmeyeceğimin verdiği bir rahatlık oluyor galiba.”

Uzman psikolog Öztaşçı, böylesi anlardan sonra pişmanlık hissinin normal olduğunun altını çizerek, insanların duygu ve düşüncelerinin periyodlara göre değişebildiğini aktarıyor. “Bunu neden yaptım diye kendimizi sorgulamak yerine, ‘O an bunu paylaşma ihtiyacı hissetim, demek ki bu benim dışarı vurmam gereken bir konuymuş’ şeklinde çerçevelendirmek daha doğru olacaktır” tavsiyesini sunan Öztaşçı sözlerine şöyle devam ediyor:

“Bir şeyleri içimizde çok tuttuğumuzda, birden alakasız bir yerde patlama gerçekleşir. Bu gerçekleşmeden önce, belirli aralıklarla bir psikolog ya da psikiyatrist ile görüşmek veya yakın gördüğümüz kişilerle sohbet etmek doğru olacaktır.”

sidal.utkucu@haberglobal.com.tr 

Kaynak: Web Özel

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL